in

Tekne Akü Çeşitleri (Marin Akü)

Kurşun Asit Aküler

Kurşun asit akü hücreleri, sulu düşük konsantrasyonlu(genellikle %29-32) bir sülfürik asit çözeltisinin oluşturduğu bir elektrolitin içerisinde askıda bulunan iki kuşun plakadan oluşur. (8)Bir akü ise tek bir mahfaza içerisinde seri olarak bağlanan birden çok hücreden oluşur. Akünün pozitif plakasında(anot) kurşun dioksit varken, negatif plakada(katot) süngersi bir kurşun vardır. (9) Akü deşarj olurken, pozitif plakada kuşun dioksit kurşun sülfata dönüşür, negatif plakada kurşunda kurşun sülfata dönüşür. Bu sırada elektrolit sülfürik asidini kaybederken su kazanır. Bu işlemlerin sonucunda elektrik enerjisi oluşur. Plakalarda meydana gelen tepkimeler aşağıdadır.

Negatif Plaka reaksiyonu: Pb(s) + HSO−4(aq) → PbSO4(s) + H+(aq) + 2e− Pozitif plaka reaksiyonu: PbO2(s) + HSO−4(aq) + 3H+(aq) + 2e− → PbSO4(s) + 2H2O(l) Toplam reaksiyon: Pb(s) + PbO2(s) + 2H2SO4(aq) → 2PbSO4(s) + 2H2O(l)

Akü şarj olurken bu işlemlerin tersi meydana gelmektedir. Plakalar eski haline dönerken elektrolitte sülfürik asit yeniden oluşturulmaktadır. Negatif plaka reaksiyonu: PbSO4(s) + H+(aq) + 2e− → Pb(s) + HSO−4(aq) Pozitif plaka reaksiyonu: PbSO4(s) + 2H2O(l) → PbO2(s) + HSO−4(aq) + 3H+(aq) + 2e−

-Sulu Aküler

Açık Aküler

Bu çevrim kayıpsız değildir yani hidrojen gazı, çoğu kez tekrar suya birleşmesi gerekirken tepkimeye girmeyerek elektrolite dönmeyebilir. Yanıcı bir gaz olan hidrojenin tehlikeli seviyelerde birikmesini engellemek için, akünün içerisinde ve akünün bulunduğu ortamda gaz tahliyesinin delikler ile yapılması gerekmektedir. Akünün üzerinde bulunan bu tahliye delikleri, akünün devrilmesi durumunda elektrolitin dökülebileceği manasına gelmektedir, bu durum nakliye süresince tehlike oluşturmaktadır ve taşınabilir elektrikli makine uygulamalarında kullanışsız olmaktadır. Üstelik hidrojenin devamlı olarak kaybedilmesi, elektrolitteki suyun azalmasına neden olacaktır ve akünün açılarak suyun tamamlanması gerekmektedir. Günümüzdeki çoğu aküde akünün üzerinde elektrolit seviyesini görmeyi sağlayan seviye göstergeleri bulunmaktadır, seviye düştüğü zaman tekrar doldurmayı sağlayan açılır kapağı bulunmaktadır.

Tam Kapalı Aküler

Tam kapalı akünün elektoliti de sülfürik asittir,üreticiler değişik kimyasallar kullanarak dolumda ve boşalmada gaz çıkarmalarını önler ve sızdırmaz ambalajlara koyarlar.

“Kuru” Aküler

VRLA aküler sıradan kurşun asit akülerin yaşadığı bu sıkıntıları elektroliti hareketsiz hale getirerek ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. Bu işlem sırasında, akü deşarj olurken hidrojen plakanın yakınında kıstırılır, akü tekrar şarj edildiği zaman hidrojen tekrar birleşerek suya dönüşür. Bu sayede su kaybı azalmaktadır, tekrar su ekleme gereksinimi olmadığı için bakımsız olarak adlandırılmaktadır. Böylece biriken hidrojen miktarının azalmasıyla, tahliyeye ihtiyaç azalmıştır ve aküler tamamen kapalı olabilir, bu sayede herhangi bir şekilde dökülme korkusu olmadan kullanılabilecektir. VRLA aküler de sulu kurşun asit akülerle kıyaslandığında az bir miktar gaz çıkışı olur.  Hızlı olarak şarj etme süresince, elektrolit kaynayıp kabarabilir ve kabına basınç uygulayabilir veya gaz birikmesi tekrar birleşme için çok hızlı olabilir.

Bu etkiler valf düzenlemesini(ayarlamasını kaçınılmaz kılmaktadır. Bu valf tek yönlü birden boşaltma valfi şeklindedir, sadece basınç oluştuğu durumda açılmaktadır. Valf birden açıldığı zaman dahi, akünün içerisinde bulunan hareketsiz hale getiren etken, oluşabilecek herhangi bir asit kaçağını engeller. Akü tasarımlarının bazıları o kadar kararlıdır ki, çok az elektrolit içerir, akünün ikiye ayrılması durumunda bile asit sızıntısı oluşmaz. VRLA tasarımın temel dezavantajı, hareketsiz hale getiren etken aynı zamanda gücü oluşturan kimyasal reaksiyonları da hareketsiz hale getirir. Bu sebepten dolayı, VRLA aküler, sıradan tasarımlara göre daha düşük tepe güç değerlerine sahiptirler. Bu durum otomobil başlatma akülerine ait kullanım şekline yani kısa yüksek akım atmaları ile başlayıp uzun yavaş şarj etme çevrimleri ile devam eden çalışma şekline pek uymamaktadır. VRLA aküler çoğunlukla şarj/deşarj çevrimlerinin yavaş olduğu alanlarda örneğin güç depolama uygulamalarında kullanılmaktadır.

AGM

AGM (Absorbed Glass Mat) aküler sulu kurşun asit akülerden elektrolitin serbestçe dolaşmasının aksine elektroliti cam mat içinde tutmasıyla ayrışır. Çok ince mikrometre mertebesindeki cam fiberler hücrelerin üzerinde cam mat ayırıcıları oluşturur. Bu mat yüzey sülfürik asit ile çok iyi bir şekilde ıslatılmıştır. Mat yüzeydeki ince gözeneklerde elektrolit emilir fakat büyük gözenekler açıktır. Hem elektroliti tutarken hem de büyük gözeneklerle gaz transferine imkân tanır. (12) (13) AGM akünün içindeki plakalar herhangi bir şekilde olabilir. Bazıları düzdür, bazıları köşeli veya sarılmıştır. AGM aküler, hem derin çevrime hem de başlatma için, dikdörtgen bir mahfaza içindedir.

Jel Aküler

Jel bir akü (aynı zamanda jel hücre olarak da bilinmektedir) jelleştirilmiş elektrolitli bir VRLA aküdür; sülfürik asit silis buharı ile karıştırılarak, katı jel biçimli hareketsiz olarak çıkar. Bu akülerin de sulu kurşun asit aküler gibi dik tutulma zorunluluğu yoktur. Jel aküler elektrolit buharlaşmasını, dökülmesini(ve bunu izleyen paslanma problemlerini), ki bu sorunlar sulu aküler de ortak problemlerdir, azaltmışlardır ve çok yüksek sıcaklıklar için, sarsıntı veya darbe için yüksek direnç göstermektedir.

Teknede Akü

Motoru çalıştırmak için kısa sürede yüksek akım verebilecek bi akü kullanırız. Teknedeki diğer elektrik ihtiyaçları için ise  düşük akımı sürekli verebilecek aküleri seçeriz. Kurşun asitli, AGM veya jel aküler değişik şarj rejimi gerektirirler, bu  nedenle akü seçiminde dikkatli olmak gerekir. Kurşun asitli bir akü yerine AGM veya jel akü seçerseniz, alternatörünüzün, güneş panellerinizin ve şehir şebekesinden kullandığınız şarj cihazınızın akülerinize uygun şarj sağlaması önemlidir. Şarj cihazlarınız uygun değilse veya akü cinsine göre ayarlanmamışsa çok kısa sürede aküleriniz bozulabilir.

Aküler teknede kendi özel bölmelerinde saklanmalıdır. Akünün altında asit aktığında birikebilecek bir kap olmalıdır. Jel veya AGM  için de aynı kap kullanılmalıdır. Nomal çalışma koşullarında elektrolit kaçırmasalar da yanlış şarj koşulları nedeni ile aküler çatlayabilir ve elektrolit kaçırabilir.

Akülerin tekneye sabitlenmesi de önemlidir. Kurallar teknenin tam ters döndüğünde bile akülerin bulundukları yerden kıpırdamamasını gerektirir.   Çalkantılı denizde gezen bir akü tekne gövdesine veya başka bir yere çarparsa kolaylıkla kırabilir.

Bir diğer emniyet önlemi de akülein kutup başlarının üstünün kapatılmasıdır. Akü üzerinde bir yerde çalışırken üzerine düşen herhangi bir metalin kısa devre yapması böyle engellenir.. Akü bölmesinde Ana akü kabloları dışında kablo olmamalıdır ve yakıt boruları (mazot, LPG veya benzin) bu bölmeden geçirilmemelidir.

Ne Düşünüyorsunuz?

243 Puan
Upvote Downvote

Teknelerde Yakıt Sistemi ve Çalışma Prensibi

Tekne Egzost Sistemi ve Çalışma Prensibi